+90 224 241 91 18 - 19

Hane Halkının Ruhu, Mekan Tasarımlarında Kendini Hissettirmeli

2017-02-09

İç mimari ve ev dekorasyonu, yaşayan mekanlar tasarlamak ve kullanıcısıyla bütünleşik çözümler üretmek adına son derece önemli bir konu. Bu konuyu, markalaşarak, kısa sürede bir televizyon programı ile evlere taşımak ve iç mekan dekorasyonunda çözümler üretmek isa başlı başına bir iş. Bu önemli işi büyük bir başarı ile gerçekleştiren Selim Yuhay’a tasarımda dikkat ettiklerinden uyguladığı kanunlarına kadar pek çok konuyu sizin için sorduk…

Selim Bey, mimarlık anlayışınızı tanımlar mısınız?

“Mimarlık alanında trendlere uyulmalı” anlayışından ziyade ailenin kullanım rahatlığı benim için daha ön plandadır. Dekore etmeye başlamadan önce o mekanda yaşayacak ailenin hobilerini ve nasıl bir mekan hayal ettiğini çok iyi analiz etmek gerekiyor. Rahatlık ve kullanışlılık benim için her zaman daha önemli.

Yayınlandığı günden bu yana büyük bir beğeni ile takip edilen “Evim Şahane” programında, çok farklı mekanları ele alarak çözüme ulaştırıyorsunuz. Bu çalışmalarda, mutlaka uyguladığınız “Selim Yuhay” kanunları nelerdir?

Evi geziyorum, editör arkadaşımızla sorular soruyorum. Evin sahibi hangi renkleri sever, psikolojisi nedir öğrenmek amaçlı gardırobunu açıp kıyafetlerine bakıyorum. Çünkü giydiği renkler kişinin ruhunu yansıtır. Dolayısıyla bu da evine yansır. Evin düzeninden ve eşyalardan bir test yapıyorum. “Evde hakimiyet kimde, erkek gerçekten orada yaşıyor mu yoksa sırf eşinin istediği duygu ve düşüncelerle mi yaşamını sürdürüyor” sorularına cevap bulmaya çalışıyorum. Ardından, hangi alan düzenlenecekse ona göre bir çözüm üretiyorum.

Bu güne kadar farklı gelir gruplarına ait kişilerin oturduğu 500’e yakın evi dekore ettiniz. Bu program sırasında yaşanmış hiç unutamadığınız veya sizi etkileyen bir anınızı paylaşabilir misiniz?

Bir aileye gittik. Anne, 5 sene önce oğlunu kaybetmiş. Acısını hafifletmek için hemen bir çocuk dünyaya getirmiş. Yetmemiş, bir de okulun komple tadilatını yaptırmış. Hayata tutunmaya çalışmış. Kendimi onun yerine koyduğum zaman, beni derinden etkiledi… Bir başka aileye gittik. Anne, 10 yıl önce eşini kaybetmiş. Biri 26, diğeri 18 yaşında olan iki oğlu var. Eşinin sallanan sandalyesi için evde özel bir köşe oluşturup, o köşeye onun kitabını ve resimlerini yerleştirdim. Tüm aile o köşeyi gördüğünde ağladı. O anın benim için neler hissettirdiğini anlatamam…



Hane halkının ruhu, mekan tasarımlarında kendini hissettirmeli Görselleri
röpörtaj,mekan,tasarım,iç,mimarlık,dekorasyon,ev
Yorumlar
Yorum Yaz
Lütfen Bu Alanı Doldurmayınız!