+90 224 241 91 18 - 19

Bursa’da İki Tasarımcı

2017-02-10

Son dönemlerin en önemli ayrıntılarından biri özel tasarımlar olmaya başladı. Evde, işte, yaşadığımız, bulunduğumuz her alanda kendimize ait, bizi anlatan, hislerimizi paylaşan ürünler, nüanslar arar olduk. Kendimizden uzaklaşmamızdan mı, yoksa kendimizi daha yakından tanıyor olmamızdan mı kaynakların bilinmez ama insanoğlunun bu isteklerini yerine getiren çok başarılı isimlerin varlığı mutluluk kaynağı. Adını her zaman, her yerde tasarım yapmak ve hayal kurmak anlamına gelen bir kelimeden alan Hiyeldaim’in iki yaratıcısı ile gerçekleştirdiğimiz sohbet yaratım sürecinin sancılarından, taşrada tasarımcı olmanın değerine kadar pek çok ayrıntıyı içinde barındırıyor.

“Hiyeldaim” yani sürekli hayal kuran, tasarım yapan, mekanik tasarımlar üreten

Hiyeldaim nedir? Nereden çıktı hiyeldaim adı? Neden hiyerdaim gibi farklı bir isim koymayı tercih ettiniz? Biraz peş peşe oldu galiba bu sorular ama insan ilk olarak adınızın nereden geldiğini merak ediyor.


“Hiyel” kelimesi mekanik tasarım ve hayal anlamına geliyor. Okuduğum bir kitaptan öğrendim ki, “Hiyel” mekanik tasarım, hayal kurmak, tasarım yapmak anlamına geliyormuş. “Daim” de devam eden, sürekliliği olan, anlamına geliyor. Kısacası biz “Hiyel” ve “Daim” i birleştirdik kendimize uygun bir isim olan “Hiyeldaim” yani sürekli hayal kuran, tasarım yapan, mekanik tasarımlar üreten kurum adını benimsedik. Güzel bir isim, bizi çok iyi anlatıyor ve insanlarda ciddi bir merak uyandırıyor.

Ne üzerine eğitim aldınız?

Cansu İstanbul Teknik Üniversitesi İç Mimarlık bölümünün ardından mimarlık yüksek lisansı ve doktorası yaptı. Ben de Yeditepe Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü mezunuyum ve grafik yüksek lisansı yapıyorum.

Doğum yeri neresi peki firmanın?

Biz Bursa’da kurulmuş bir firma değiliz. İstanbul’da kurulduk, faaliyetimize başladık bir süre sonra Bursa’ya taşındık. Biraz tersine bir yol izliyoruz galiba ama bize göre doğru olan bu.

Sizin yollarınız nasıl kesişti?

İkimiz de İstanbul’da okuyorduk. Anıl’ın ablasıİstanbul’dabenim diş hekimimdi, ve bir süre sonra gelişen hasta doktor yakınlaşmasında iç mimari okuduğumu öğrenince bizi tanıştırmayı düşünmüş. “İkinizde tasarımla ilgili işler yapıyorsunuz belki birlikte çalışma imkanınız olur” diye bir fikirle bizi tanıştırdı. Tanışmamız çok da iyi olmuş. Önce işimizi sonra da hayatımızı birleştirdik.

Bizim en büyük avantajımız iki disiplini birleştirmiş olmaktan geçiyor.

Adınız çok güzel, tanışma hikayeniz de öyle peki tam olarak ne iş yapıyorsunuz Hiyeldaim’de?


Aslında tasarıma dair pek çok şeyi yaptığımız söylenebilir. Bizim en büyük avantajımız iki disiplini birleştirmiş olmaktan geçiyor. Bu nedenle ürün tasarımından mekan tasarımına kadar her şeyi yapıyoruz. İki disiplini birleştirdiğimiz için grafikten tutun da ürün tasarımından tüm mekan tasarımına kadar her şey geliyor elimizden Dolayısıyla bizim mekanlara bakış açımızda da bir farklılık yaşanıyor. Bizim için alanların büyüklüğü, küçüklüğü önemli değil. Mekanın kendi proporsiyonuna göre özel çalışmalar yapmayı tercih ediyoruz.

Tasarım kalbi İstanbul’da atan bir sektör. Normalde yerelde kurulan bir firmanın gözü İstanbul’da olur ancak siz İstanbul’dan Bursa’ya dönenlerdensiniz. Bilinçli bir tercih miydi sizinki? Metropol-taşra handikaplarını göze almış mıydınız gelirken?

Bence Bursa’da çok büyük bir tasarım açığı var. Doğal olarak bizim gibi özel işler yapan tasarımcıların yaptıkları işlere açlık daha fazla olunca bizim başarı şansımız da daha fazla oluyor. Biz aslında özel tasarım konusundaki bu ihtiyaç fazlalığı nedeniyle üç alanda birden çalışıyoruz. Bir alana girip orada sıkışmak yerine Bursa’da gördüğümüz bu açığa hitap etmek istiyoruz. Adımız gibi konseptimiz gibi amacımız da biraz farklı ve bir misyon üstlenmiş durumda, biz insanlara yerelin kıymetini bildirmek istiyoruz.

Peki neden döndünüz Bursa’ya?

Bursa’ya dönüş nedenimiz biraz farklı oldu. Sağlık sorunları nedeniyle dönmüştük ,ama bir süre sonra burada kalmanın kıymetini anladık. Yerelin tadına vardık, buradaki insanların orijinal olana duydukları ilginin güzelliğini yaşadık. İkimizde Bursa doğumluyuz. İstanbul’da halen bir iletişim ofisimiz var, görüşmelerimizin bazılarını orada gerçekleştiriyoruz ancak onun dışında her şeyimizi Bursa’ya taşıdık. İlerleyen yıllarda daha da sağlam yerleşmeyi ve Bursa’ya pek çok sürpriz yapmayı planlıyoruz.

Tasarım konusunda empatiden uzak sorular sormayı pek sevmem bu nedenle size sadece şunu sormak istiyorum önünüze bir proje geldiğinde yaşadığınız süreç nasıl işliyor?

Öncelikle mekanı tanıyarak başlıyoruz işimize. Mekanın size verdiği bir geometri var. O mekanı anlamaya çalışıyoruz. İçinde barındırdığı duyguyu, ne olmak istediğini hissetmek önemli mekanların. Nereden başlayacağımızı kestirmek bu hislerle ortaya çıkan bir gelişme. Bazen ürün tasarımından başlıyoruz, bazense mekanı ele alıyoruz öncelikle. İki farklı disiplinden geldiğimiz için benim bakış açım daha objesel ve minimal oluyor Cansu’nun bakış açısı ise daha mekansal ve bütünsel. Ölçeklerimiz değişiyor ve bakış açılarımızı, ilk çıkışlarımızı çarpıştırıyoruz. Bir alanı ya da bir noktayı konuşurken bambaşka sonuçlara ulaşabiliyoruz ve bu sonuçlardan muhteşem fikirler ortaya çıkıyor. Sonrasında iş bu fikirleri uygulamaya dökmeye kalıyor ki, en kolay kısmı sanırım.

Bursa’da iki tasarımcı Görselleri
röpörtaj,tasarım,bursa,Hiyeldaim,sektör,özel
Yorumlar
Yorum Yaz
Lütfen Bu Alanı Doldurmayınız!