+90 224 241 91 18 - 19

Tarihi Evde Modern Ofist Yorumu

2017-02-03

İstanbul’un en eski semtlerinden biri olan Gümüssuyu’nda yüz yıllık bir apartmanın tarih kokan merdivenleri çıktıkça, Bell House adıyla bilinen bir dairesine götürüyor bizi. İngiliz sahibesinin bu tarihi yapıdaki modern anlayışı onu Ofist ekibi ile bir araya getirmiş. 2004 yılında İç Mimar Yasemin Arpaç ve İç Mimar Sabahattin Emir liderliğinde kurulan Ofist daireyi gördükten sonra yapının tarihsel dokusunu ve orjinal kimliğini ortaya çıkartarak, ev sahibinin ihtiyaçlarına ve günümüz şartlarındaki yaşantısına uygun hale getirmek düşüncesiyle tasarımı ele almış. Bell House’un tasarım kurgusundaki ayrıntılarda ev sahibinin İngiliz olması hem belirleyici hem de yön gösterici unsurlar olmuş.

Ele aldığı tüm projeleri, içerisinde bulundukları zaman ve mekan çerçevesinde değerlendirip yaratıcı çözümler geliştiren ve iç mimariye ‘dekore etme’nin çok ötesinde, strüktürel ve mimari açıdan yaklaşan OFİST ekibi Bell House’u da, yine aynı açılar doğrultusunda geçmişin izlerini taşıyan detaylara sadık kalınarak modern ve kullanıcı odaklı bir tasarım anlayışıyla kurgulamış.

Ofist ekibi Bell
House’un tasarıma başlarken her şeyden önce, ev sahibinin üzerinde özellikle durduğu “Bir şeyi beğeniyorsam ve onun doğruluğundan şüphem yoksa, tasarımın genelinde kullanmalıyım” mantığını kendilerine öncelikli yol haritası olarak belirlemişler.
Tasarımda ilk değişim evin içinde zamanla yer yer yıpranarak ve hasar görerek değişen ve orijinalliğini kaybeden ahşap doğramaların yerine kullanılan plastik pencereler ile orijinal döküm radyatörlerin yerine kullanılan panel radyatörlerin kaldırılması olarak başlamış. Plastik ve panel malzemeler aslına uygun malzemelerle değiştirilerek eski kimliğine uygun bir hale getirilmiş. Evde atıl durumda bekleyen ahşap rabıtalar ise hayata geçtiği dönem son derece dikkatlice incelenerek, dönemin özelliğini kaybetmeyecek şekilde aynı özen ve dikkatle elden geçirilmiş. Bunu takip eden süreç evin duvarlarındaki ev sahibinin, Bell House’u alma sebebi olan, zaman içerisinde dökülerek zarar görmüş alçı süslemeler için kullanılmış. Dökülen alçı süslemelerin yerine özelliğini yitirmemiş kısımlarından kalıplar çıkarılmış ve bu kalıpların hasarsız parçalarla mükemmel uyumu sağlanmış ve duvarlara eski kimlikleri, yeniden kazandırılmış.

Bell House’un iç mekandaki tüm ahşap dolaplarında yine aynı göbek çıta detayı kullanılarak beyaza boyanması hem derinliği arttıran hem de görüntüde sakinlik kazandıran bir detay olmuş. Bu mantıkla ve birbirini bütünleyen bir tasarımla banyolar dahil evin tamamında kullanımı ihtiyaca göre şekillenen tekli, üçlü ve altılı sarkıt aydınlatmalara yer verilmiş. Aydınlatmalar eve sofistike bir hava katarken beyaz üzerine verdiği sıcaklıkla hem tarihini gururla taşıyan, hem de modern yaklaşımını net ifade eden bir duruş sergilemiş.

Ülkemizde değeri en çok hamam, mezarlıklar ve eski İstanbul apartmanlarında görülen ve sıkça kullanılmasına rağmen doğru konumlandırılamayan Marmara mermeri, Bell House’un genelinde kullanılan en temel malzemelerden biri olarak tasarlanmış ve bu güzel mermere tasarımın genelinde en doğal haliyle yer verilmiş.

Sahibesinin İngiliz olmasına ve kullanım alanlarında, her ne kadar yaşamak için ülkemizi tercih etse de yine kendi İngiliz kültürünün bazı öğelerine ihtiyaç duymasını da önemseyen Ofist, tasarımlarına bu hedef üzerinden devam etmiş. Böylece, mevcut küçük mutfağa ek olarak
salon salomanje’nin antre karşısındaki odasını büyük bir mutfak için ayırmış. Her iki mutfağa da İngiliz tarzı yemek pişirme alışkanlıkları doğrultusunda fırın tepsilerinin yıkanabileceği büyük mermer evyelerle kuzine yerleştirilmiş. Duvar süslemelerinin arka planda kalmaması için mutfak üst dolabı ve raf gibi üniteler yerleştirilmekten kaçınılmış.

Yine evde orijinalliğini çoktan yitirmiş ve aşırı yıpranmış banyolarda, yeni ve modern bir tasarım ile hareket edilmiş. Buna bağlı kalınarak belli bir kotun altındaki kısımlar corian ile şekillendirilerek, küvet, duş, lavabo, zemin yüzeyi ve tezgahlar oluşturulmuş.

Evin tüm bölümlerinde Corian kullanılan kısımlar dışında Kalan yüzeylerde ise mermer ve doğal taş kullanımına ağırlık verilmiş. Eve geçmişin izlerini taşıyarak gelen modernlik, Bell House’un asaletine farklı ve yenilikçi bir duruş katmış.
Döneminin usta ve el işçiliği ile hayata geçirilen kapılarının da yıpranmaları göz önünde bulundurularak aslına uygun şekli ile yenilenmesi tasarımın bir başka kilit noktası olmuş. Bell House’da tüm kapılar aslına uygun yenilenirken, yatak odaları ve banyolar haricinde kapı kanatları olmadan sadece kapı kasaları kullanılmış. Bu sayede dışarıdan gelen ışık ve güneşin kesilmesi engellenerek beyaz boyalı ahşap ve duvar yüzeylerin ön plana çıkması ve ev içinde aydınlık bir atmosferin oluşturulması hedeflenmiş. Geceleri dışarıdan gelen ışığın yansımaları da yine beyaz boyalı ahşap ve duvarlarda farklı bir ahenk oluşturmasına olanak sağlamış

Tasarımın temel detaylarında kullanılan evin orjinal kimliğine geri dönme fikri, ev sahibinin Türkiye’den ve dünyanın farklı ülkelerinden topladığı antika mobilya ve tablolarla bir araya gelerek Bell House’un kendine has iç mekan tasarımının oluşmasında büyük rol oynamış.

TARİHİ EVDE MODERN OFİST YORUMU Görselleri
dekorasyon,tarihi ev,modern ofis,ofis,tasarım,ofist,bell house,home ofis
Yorumlar
Yorum Yaz
Lütfen Bu Alanı Doldurmayınız!