+90 224 241 91 18 - 19

Slash Architects’in Yenilikçi Ve İnsan Odaklı Diş Polikliniği: Gülüş Akademisi…

2017-02-01

Kentsel bağlamda mekan üretim biçimlerini araştıran, mimarlığı kentsel, işletimsel ve mekânsal potansiyelleri ortaya çıkartmak için ara yüz olarak kurgulamayı hedefleyen bir mimari oluşum olan SLASH ARCHITECTS tarafından Gaziantep’te tasarlanan Gülüş Akademisi Diş Polikliniği, dinamik, yaşayan ve insan odaklı tasarım anlayışı ve keşfedilmeye açık, sürprizli iç mekanları ile yenilikçi bir klinik yaklaşımı ortaya koyuyor. Konut, ofis, endüstri ve sağlık sektörlerinde mimari ve iç mimari projelere imza atan Slash Architects, önce 2013 yılında ŞULE ERTÜRK GAUCHER ve İPEK BAYCAN GLAISTER tarafından `glaisterllgaucher architects` adı altında kurulmuş. Çeşitli ortaklıklarla kendini çoklamayı hedefleyen oluşum kurumsal kimliğini yenilemeye gittiğinde olarak kentsel tasarım, mimari, iç mimari ve uygulama alanlarında çalışmalarına devam etme kararı almış.

SLASH ARCHITECTS’in Gaziantep’te hayata geçen GÜLÜŞ AKADEMISI DIŞ POLIKLINIĞI tasarımları da diş kliniklerinin ‘korkuyla gidilen yer’ algısını değiştirmek için yaptıkları başarılı bir tasarım hikayesi. Mekanın kendine özgü dinamik iç kurgusu ve kullanıcı odaklı detayları sayesinde bu tasarımı sıradan diş
poliklinik mekanlarından ayrıştırıyor. Kurgudakiiİnsan odaklı tasarım anlayışıyla biçimlenen klinik, bitkilerin yeşerdiği, yaşayan, dinamik, kendine özgü ve sade tarzıyla huzuru ve konforu gelen ziyaretçilerine ve içinde çalışanlara keyifle sunuyor.

İç mimari tasarımı ile birlikte cephe düzenlemesi de mimar ŞULE ERTÜRK GAUCHER ve mimar İPEK BAYCAN liderliğindeki SLASH ARCHITECTS tarafından yapılan Gülüş Akademisi aslında iki kattan oluşan, tek cepheli bir dükkan tipolojisine sahip bir yapı. Bu yapı ekip tarafından yeniden ele alındığında, süreçteki sınırlayıcı etmenler avantaja çevrilerek yaratıcı bir mekana dönüştürülmüş.
Geniş bir galeri boşluğuna açılan yapının tasarımı, kliniğin gereksinimleri baz alınarak optimum plan çözümleriyle yerleşim kurgulanmış.

Öncelikle çalışanların ve ziyaretçilerin konforunun düşünüldüğü klinikte zemin kat, tüm poliklinik işlevlerini içerecek şekilde projelendirilmiş. Klinik birimleriyle birlikte, resepsiyon ve bekleme alanını gibi bu işlevselliğe dahil bölümler ön saflara konumlandırılarak düşey sirkülasyon ve kamusal kullanım alanlarının görsel ve fonksiyonel bir bütünlük içinde olması sağlanmış. Gelen herkesin ve ziyaretçilerin daha karşılamam bölümünden itibaren kolayca algılayabileceği muayene odalarına ulaşım olabildiğince kolaylaştırılarak bekleme alanından mekanın tamamına bir hakimiyet kurulmasına olanak tanınmış.
Poliklinikte ana mekanları servis mekanlarına bağlayan koridorlar, yine polikliniğin bünyesinde barındırdığı doluluklar ve boşluklar ile keşfedilmeyi bekleyen dijital bölüm, dinlenme ve okuma bölümü, çocuk bekleme alanı özellikle farklı ve aktif dinlenme alanlarını barındıran bir mekan olarak projelendirilmiş.

Mekanın genelinde sürprizli ortamlar yaratmak ve ziyaretçileri geleneksel bir diş polikliniğinde bekledikleri havasından çıkarmak için özellikle bekleme alternatiflerinde konfigürasyon ile kliniğe dinamik ve eğlenceli bir konsept yaratılmış.

Gülüş Akademisinin personeli ve çalışanları için binanın ikinci katında kurgulanan dinlenme ve toplantı odaları ise hekimlerin ve personelin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik planlama ile hayata geçmiş. Sade olduğu kadar ince detaylardaki şıklıkla dinlenmeyi kolaylaştıran ve insana huzur vermesi ön planda tutulan dinlenme odaları kadar, toplantı odalarının dinamik tasarımı da vurucu bir etki yaratmış.
Yine polikliniğin ikinci katında yer alan ar-ge laboratuvarlarında ki alanı olabildiğince işlevsel kullanma ihtiyacı SLASH ekibini
bu odaları maksimum düzeyde malzemeyi, minimum düzeyde eşya ile saklayacak çözümlere götürmüş.

Oluşturulan iç bahçeler, doğal aydınlatmanın tek bir cepheyle sınırlı kalmamasını sağlayarak, mekanın ışık alamayan bölgelerine bile doğal ışığın erişimini sağlamış. Özellikle doğal havalandırma ve ışığın çok önemli olduğu poliklinik yapısı için girişte yer alan asma kat ile oldukça geniş galeri boşluğunun varlığı, ön tarafta çelik strüktürle sıfırdan inşa edilen “Mega Box”ın (2 katlı muayene odası) ilham kaynağı olmuş. Mega Box’a eşlik eden “Mini Box” birimi ise konsepti fonksiyonel olarak tamamlayan bir diğer eleman görevi ile kendini göstermiş. Bu sayede her biri mimari eleman haline gelen detaylar, poliklinik kimliğini dışa vurmanın yanı sıra, Gülüş Akademisinin vitrinini de oluşturmuş. Gün içindeki kullanımının yanı sıra gece dışardan algılanışının da farklı olması düşünülen poliklinikte, değişik şekillerde kurgulanan ayarlanabilir aydınlatma birimleri sayesinde yine farklı zamanlarda klinik odalarının kütlesel olarak ön plana çıkmasını sağlanmış. Bu sayede polikliniğni giriş bölümü ve mekanın derinliği de yine uygulanan farklı aydınlatma tasarımlarıyla görsel olarak vurgulanmış.

MİNİMAL MEKANLARDA DETAYLARIN ZENGİNLİĞİ
Gülüş Akademisinde sağlık ve tıp için son derece doğru ve steril havasını gösteren renklerle iç mekanın renk ve doku seçimleri genelde net ve nötr bir yaklaşımla kurgulanmış. Bu kurguda kliniğin steril ve pozitif hissiyatını güçlendirmek için detayların zenginleştirdiği minimal mekanlardan yararlanılmış. Klinikte kullanılan multi-fonksiyonel mobilyalar yine Slash Architects tarafından tasarlanmış.
Tüm mekana hakim olan uyum, tasarım ekibinin mekan için düşündüğü dil bütünlüğü sayesinde ortaya çıkmış. Karşılaşma mekanlarının birleşim ve kesişimleri yanı sıra genel sirkülasyon alanlarında aydınlatma elemanlarının tasarımından, grafik yönlendiricilere kadar tüm mekanın kompozisyonu aynı bütünlük içinde düşünülmüş. Oluşturulan zen bahçelerinde doğal taşın kullanımı, canlı bitkiler, seçilen renklerin sadeliği ve basitliği ile kurgulanan iç mekan kompozisyonu ülkemizde yer eden dişçi psikolojisini değiştirerek, kişileri rahatlatacak şekle getirilmiş. İçeri girdiğiniz andan itibaren, olduğunuz yerin size korku yerine, huzur ve güven hissi vermesi tasarımın başarılı şekilde uygulanan ana kompozisyonu
olmuş. Klinikte her şey fonksiyonel olduğu kadar estetik açıdan da iddialı bir anlayışla hayata geçirilmiş. Kliniğin cephesinde kullanılan mimari dil ve öğeler özellikle farklılaştırılarak bir kontrast yaratılmış. Bu sayede hedeflenen değişik kullanımların vurgusu daha da ortaya çıkmış. Ana girişin ve karşılamanın bulunduğu mekanın cephesi daha geçirgen bir dilde kurgulanırken, şeffaf cam kullanımı sayesinde polikliniğin yapısı, sirkülasyon alanları ve mekanın derinliği daha net hale getirilmiş. Karşılamanın ve ziyaretçileri ağırlayarak yönlendirme yapan can damar resepsiyon özellikle yüksek tavanlı kısımda konumlandırılarak, bir kat boyunca sarkan ikonik aydınlatma elemanlarıyla zenginleştirilmiş. Klinik içinde tamamen farklı bir algı yaratan ofis birimleri “Mega Box” ve “Mini Box” olarak adlandırılan kütlelerde ise cephe olarak kullanılan buzlu camlar bu bölümlerin özerkliğini korurken doğal ışık ve havalandırmadan faydalanmayı da sağlamış.

SLASH ARCHİTECTS’in YENİLİKÇİ VE İNSAN ODAKLI DİŞ POLİKLİNİĞİ: GÜLÜŞ AKADEMİSİ… Görselleri
dekorasyon,yenilikçi,mimari,proje,detaylar,cam,kullanım
Yorumlar
Yorum Yaz
Lütfen Bu Alanı Doldurmayınız!