+90 224 241 91 18 - 19

Bir Masal Ev “ha La Bodrum”

2017-05-22

Bir Bodrum evi nasıldır? Bahçesi nasıldır? Musandralı tabir edilen ev nedir? Bodrum’lu bir aile nasıl yaşar, neler yapar? Gibi sorular soruyorsanız kendi kendinize ve Bodrum’a geldiğinizde “Gerçek bir Bodrum evinde kalmak, yemek yemek, kedileriyle, köpekleriyle, çiçeğiyle, böceğiyle, yöresel yemekleriyle haşır neşir olmak ve bir Bodrumlu aile tanımak” istiyorsanız size adres olarak önerebileceğiniz tek bir yer var “Ha lâ Bodrum”. Sürdürülen bir aile geleneği ile geçmişten günümüze kalan, özlenen, hasreti çekilen bir Bodrum… Korunmuş, sadece taşıyla, boyasıyla değil, geleneğiyle, göreneğiyle, yemeğiyle, tatlısıyla, çiçeğiyle özenle saklanmış bir Bodrum. Bu yüzden de adı “Ha La Bodrum”

Ha La Bodrum 500 yıllık duvarları Mousoleum’un taşlarından yapılmış tescilli bir Bodrum Kule Evi. Sünger ticareti yapan bir babanın kaptan oğlunun doğduğu ve bugün hala aileye ait olan, Haldun Aras ve eşi Leyla Aras’ın yaşadığı bir ev.

Bodrum çevresinden eski taşlar kullanılarak dışı orijinal haliyle bırakılıp içi restore edilerek, güzelliği korunup doğası
bozulmadan modernize edilmiş bir Bodrum evi.

Bembeyaz Bodrum evlerinin süsü fuşyaları, morları, pembeleri, beyazları ile rengarenk begonvillerdir. Hele bu begonvillerin arasından mor salkımlı sardunyalar sarkıyor, baygın gül kokuları yükseliyorsa anlarsınız ki, tarihi ile bu güne gelmiş eski ama yıpranmamış bir Bodrum evindesinizdir.
Yöresel kayrak taşlarıyla, Muğla mermerleriyle işlenen iki dönümlük limon bahçesi... Dışarıda kıyamet kopsa da içeride doğanın ve geçmişin huzurunu barındıran bir vaha...

Sedir kokulu odalar, hepsi ev hanımının elinden çıkma el işi ipek perdeler ve yatak örtüleri arasında her şeyin merkezinde, her şeyden uzakta olma hissi.
Orjinal dokusu korunarak mobilya ve aksesuarları yurtdışından ve yurtiçinden toplanmış çoğu antika ürünlerle dekore edilmiş birbirinden farklı 5 odasıyla, kendinizi müşteri değil misafir gibi hissedeceğiniz tarihi kule ev.

Bodrum Marina’da şehrin merkezinde olup da apayrı bir dünyada yaşıyormuş hissini uyandıran bir bahçe içinde unutulmaz bir tatil düşlüyorsanız işte oradasınız Ha La Bodrum’dasınız.
Limon ağaçları altında etrafınızda dolaşan miskin kediler, kaptan ev sahibinizin sizin için seçtiği taptaze deniz ürünleri, maharetli ev sahibesinin elinden çıkma Ege ve Akdeniz yemekleri. Bir kaç adımda marina, bir kaç dakikada plajda olabilmenin keyfi...
Hayal ettiğiniz hatta edemediğiniz eski haliyle Bodrum`da olmak bizce “Ha lâ Bodrum” da olmak gibi bir şey. Ha Lâ Bodrum bir masal gibi bir şey...

BODRUM KOKUSU, BODRUM HAVASI

500 yıllık bir Bodrum taş evi, tescilli bir tarihi eser. 500 yıl önce yapılırken Mausoleum`un taşlarını kullanmış o zamanın taş ustaları. 500 yıldır içinde yaşam sürüyor ve tıpkı eskiden Bodrum`da hiç otel yokken Bodrumluların gelen ziyaretçilere evlerini açıp, gelenleri misafir olarak ağırladıkları zamanlardaki gibi, evin sahipleri konuklarını ağırlıyorlar.

500 yıl önce ilk yapıldığında 35 metrekarelik küçük bir evken geçirdiği tadilatlar ve genişlemeler sonucunda şimdilerde 75 metrekareye ulaşan Ha La Bodrum’un Haldun-Leyla Aras çifti tarafından işletilen restaurantı yaşanmışlıkların izleri ve sıcak atmosferi ile adeta sizi çağırıyor.

Makedonya Üsküp doğumlu olan Leyla Aras, 11 yaşındayken Bodrum’a göçmüş bir ailenin kızı. Eşiyle tanıştığı gün tanıştığı Ha La Bodrum’a aşık olduğunu belirten Leyla Hanım, o zamanlarda Amerikalı bir aileye kiraya verilmiş olan eski yapıyı gördüğünde kendisini adeta Alis Harikalar Diyarında gibi hissetmiş. Böylesine naif bir eve sahip olan adamla evlenmem gerekiyor diyerek hem Haldun Bey ile hem de Ha La Bodrum ile nikah kıyan Leyla Aras, mutluluğa giden yolun ilk adımlarını da böylece atmış. Eşinin ailesinin Rodos’tan gelişinden bu yana yaşadıkları ev olan yapıya hayran kalan Leyla Aras, soy olarak 1450’li yıllara Cafer Paşalara kadar uzanan tarihin izlerini sürmeyi hiçbir zaman ihmal etmemiş.

Evin yaşanmışlıklarına ve geçen yıllara dayanamayan meyve ağaçları zaman içinde yenilense de geleneklerden gelen izler hep korunmuş ve eski Bodrumlu olma kimliğinin üzerinde itinayla durulmuş.

İlk olarak içinde yaşanabilinecek küçük restaurantlarla başlayan Ha La Bodrum’un hikayesi zaman içinde yapılan eklemeler ve artan aile üyelerinin istekleri doğrultusunda gelişmiş, renklenmiş. İlk zamanlarda mutfağı, bahçesi olmayan, küçük imkanlarla büyük işler başarmak adına başlayan macera, zamanla yaşanabilir bir hale gelen evle birlikte hayallerin ötesine geçmiş.
Bundan yaklaşık 5 yıl önce tamamlanan büyük ve detaylı restarurantın tadilatı iki buçuk yıl sürmüş.

İÇİNDE YAŞANMIŞLIKLAR VAR

Tadilat esnasında hiçbir mimardan destek almayan, yapının yaşantısını ve yaşanmışlıklarını bu biçimde korumaya çalışan ev sahiplerimiz, şehirden gelip kendilerine çözümler sunan destekçiler tercih etmemişler. Bu evde dünyaya gelen, bu eve aşık olarak eşiyle evlenen iki gönül olarak resmi işlemlerde mimarları devreye soksalar da kalan çalışmaları tamamen zevklerine uygun çözümlerle revize etmişler.

Yapının içine giren marangoz ve taş ustaları tarihin ışığında yapılan çizimlerden yola çıkarak ortaya koydukları çalışmalarla revizyonu tamamlarken, Bodrum evlerinin vazgeçilmezi olan bahçenin düzenlenmesi dahi birkaç ay sürmüş. Şimdilerde yapıya ilave olarak bir hamam ve bahçeye taş havuz yapma fikrinin var olduğu düşünülürse daha çok
uzun yıllar Ha La Bodrum’un keyfinin sürüleceğini söylemek mümkün.

Toplam üç dönümlük bir arazi üzerine kurulu olan yapı 35 metrekare ile başlayıp 75 metrekareye büyütülmüş ancak alanın küçük olması kot farkı nedeniyle ana temel üzerinde yükselen dört katın yerleşimlerinin değişik konumlandırılması sayesinde çok daha geniş bir alan sağlıyor. Yaşayan, nefes alan bir bina olması nedeniyle Bodrum’un en sıcak zamanlarında bile serinliğini koruyor ve kış aylarında da sıcaklığı muhafaza ediyor.

Yapının kendileri için konuk evi anlamına geldiğini belirten Leyla Aras, konuklarının kendi evlerinde gibi rahat etmeleri üzerine kurguladıkları Ha La Bodrum’u bu nedenle her odası verandalı, kendi kapalı alanları olan, zorunlu birlikteliklere mecbur bırakmayan, bahçedeki sebze ve meyvelerden herkesin yararlanabileceği bir mekan olarak tasarlamış. Öyle ki, bahçedeki limonların bir kısmı gelen konukların da görmesi açısından Haziran ayına kadar toplanmıyor.

TURUNÇ BAHÇESİ GİBİ

Turunç bahçesi içinde kalan evin odalarının her birine ayır isimler verilmiş. İsimler de turunçlarla müsemma. Limon, Mandalin, Portakal, Bergamot ve ana oda ise hepsinin çıktığı Turunç. Toplamda 2 suit, 3 normal oda olmak üzere 5 oda bulunuyor otelde. Yaz kış hizmet veren Ha La Bodrum, sadece yatılı konuklarını ağırlamıyor aynı zamanda akşam yemeği ve sabah kahvaltısı için gelen konuklara da kapısı açık. Hatta mekanda büyük toplantılar da düzenlenebiliniyor. Elbette tüm bu hizmetlerden yararlanabilmek için randevu sistemine uygun hareket etmek gerekiyor.

Tamamen Ege menüsünden hareketle hazırlanan yemekler konusunda sadece balık mı yoksa et mi yiyeceğinize karar veriyorsunuz ve kalanını değerli ev sahiplerinin becerisine bırakıyorsunuz.
Odaları konseptleri ise birbirinden farklılık gösteriyor. Her biri yaşayan, aileden kalan eşyalarla özenle dekore edilmiş olan bu bölümlerde eşya desteği anlamında zaman zaman antikacılardan da yararlanılmış.

Öncelikli olarak kalacak konukların konforunu düşünerek oda tasarımında hareket ettiklerini söylüyor ev sahibemiz Leyla Aras, sonrasında ise penceresinden görünen manzaraya göre bir tasarım oluşturarak iç dekorasyonu tesis etmiş. Limon odasının penceresinden limon ağaçları görünüyor örneğin, bu nedenle odanın tasarımında sadeliğe ve renk olarak da limonun rengi olan sarıya ağırlık verilmiş. Kasvetli renkler yerine aydınlık ve canlı renkleri tercih eden tasarımda objelerin de dekorasyonu şekillendirdiğini söylemek mümkün.

Tasarımın önemli bir bölümünü de kumaş seçimi oluşturuyor. Bu konuda da ev sahibemiz kendisine olan güvenini ortaya koymuş. Seçimler daha çok pamuklu, ipek, dokuma ya da yün kumaşlardan yana kullanılmış. Dekorasyonda kesinlikle sentetik hiçbir tekstil ürününe yer verilmezken, üç temel nokta düstur edinilmiş; şık, eski Bodrum’u yansıtan ve kullanışlı tercihler…

Mekanda eski Bodrum havasını yansıtmaya çalışan Leyla Aras, her şeyin doğal olmasının kendisi için de büyük bir ayrıcalık olduğunu belirtiyor. Sahtelikten uzak, ağacından, kedisine, bahçe gereçlerinden, dekorasyon objelerine kadar her şeyin gerçek olduğu ve sizi bir düş alemine sürüklediği Ha La Bodrum’un ismi de ev sahibemizle ilintili. Yaptığı tüm tasarımların altına “La” biçiminde paraf attığını belirten Leyla Hanım, “ La tasavvufta derin yokluk anlamına geliyor. Buradan yola çıkarak “Ha la Bodrum” adını verdik” diyor bu güzel yapıyı anlatırken.

Bodrum’un gerçek güzelliğinin ilkbahar aylarında yaşandığını da söyleyen Leyla Aras, mandalinaların açtığı çiçeklerin, yeşillenen doğanın, Ha La Bodrum’a çok şey kattığını ve hizmetlerinin kışın da sürdüğünü belirtiyor.
Mekanda doğru dekorasyonu tanımlamak anlamında başka yörelerin objelerine yer verilmemiş. Taklit yoluna değil tarih ve araştırma yoluna gidilmiş. Mekana katılan tüm parçaların sunilikten uzak, doğal olmasına, içine katıldıkları alanlar ile bütünleşmesine özen gösterilmiş.

Bahçe dekorasyonunda begonyaların, sardunyaların tercih edilmesi, suni çim yerine doğal çimlik alanlardan yararlanılmasının temel nedenleri de bu gerçekliklere dayanıyor.

Konuklarını beş yıldızlı otel konforundan arındırıp yörenin evlerinden birinde kalma ve Bodrum’u gerçek manasıyla tanıma fırsatı ile baş başa bırakan Leyla Aras, mutfağında da Bodrum yemekleri bu nedenle tercih ediyor.

Farklı tatil anlayışları nedeniyle Bodrum’u İstanbul gibi yapmaya çalışanlara sitem eden Aras, eskinin özgün kıyafetlerini, takılarını, basmalarını yörenin kendine has sandaletlerini özlüyor ve yaşatmaya çalışıyor.

BİR MASAL EV “HA LA BODRUM” Görselleri
BİR MASAL EV “HA LA BODRUM”,dekotrend,dekorasyon
Yorumlar
Yorum Yaz
Lütfen Bu Alanı Doldurmayınız!